Süslü Kadınlar Bisiklet Turu organizatörü Gür: "Trafikte egzoz gazı değil, parfüm kokusu yayıyoruz"
İzmir'de başlayan ve bugün dünyanın farklı ülkelerinden katılımcılarla bu yıl 155 şehirde gerçekleştirilen Süslü Kadınlar Bisiklet Turu organizasyonunu lideri Sema Gür, bisikletlilerin trafiği tıkamadıklarına vurgu yaparak "Ulaşımda bir aracı yoldan çekerek bisiklete bindiğim için daha çok teşekkürü hak ediyorum. Biz trafikte ekzoz gazı yaymıyoruz, parfüm kokusu yayıyoruz" dedi.
İzmir'de başlayan ve bugün dünyanın farklı ülkelerinden katılımcılarla bu yıl 155 şehirde gerçekleştirilen Süslü Kadınlar Bisiklet Turu organizasyonunu lideri Sema Gür, yolların bu sayıda aracı kaldırmadığından trafik sıkışıklığı yaşandığına vurgu yaparak "Trafiği tıkayan bisikletliler değil. Ulaşımda bir aracı yoldan çekerek bisiklete bindiğimiz için daha çok teşekkürü hak ediyoruz. Biz trafikte ekzoz gazı yaymıyoruz, parfüm kokusu yayıyoruz" dedi.
Radyo İzmir'de Tümerkan Söğütlü ile Yol Arkadaşım programına konuk olan Sema Gür, 2013 yılında bisiklet kullanmaya başladığını, kadınların bisikletli ulaşımda çok az olduğunu ve organizasyonların hep erkekler tarafından, kadınların katılımı önemsenmeden yaplıdığını bu dönem fark ettiğini belirtti.

Kadınların günlük yaşamda bisikleti daha çok tercih etmesi hedefiyle, otomobilsiz kentler gününde sosyal medya üzerinden bir araya gelmek için harekete geçtiklerini belirten Gür, "İlk etkinlikte 5 kişi gelir, gelmez diye düşünürken Konak'ta 200 kadın bir araya geldik. Her yıl sayı arttı, etkinliğe yeni şehirler katıldı. Bu yıl, 30 ülkede 155 şehirde eş zamanlı bir organizasyon olarak gerçekleştirdik" dedi.
Gür, çevrelerinde yapamazsın, edemezsin, bu kadar yolu neden gidemedin gibi söylemler üzerine bu organizasyonu gerçekleştirdiklerini ifade ederek "Aslında kadınların bam teline basıldığında neler yapılabildiğini gösteren bir etkinlik bu. Erkek egemen görüntüyü değiştirmemiz gerektiğini düşündük. Süslü kelimesini ironik olarak kullanarak organizasyonumuzu hayata geçirdik. Bu kelime olmasaydı, insanları rahatsız etmeseydi organizasyon bugün bu noktaya gelmezdi." diye konuştu.

Organizasyonun dünyaya yayılışını "Doğal akışında giden herşey gibi, gönülden gelen bir hareket olarak büyüdü" ifadesiyle açıklayan Gür, etkinliklerinin dünya basınında da ilgi gördüğünü BBC, Newyork Times, The Guardian'da yer aldığını, İzmir'in adını gülümseyen bir kadın olarak dünyaya yaymanın, İzmir'e hizmet etmenin gurur verici olduğunu belirtti.
İzmir'de bisiklet yollarını gelişimine dikkat çeken Gür, araç kullananların bisikletlileri yolu tıkayan insanlar olarak gördüğünü vurgulayarak şöyle devam etti:
"Bisikletliler yolu tıkamıyor. Ben arabamı bir kenarı koydum, bisiklete bindim, yoldan çekildim. Bisiklet kullanıcısı olarak, ulaşımda bir aracı yoldan çekerek bisiklete bindiğim için daha çok teşekkürü hak ediyorum. Biz trafikte ekzoz gazı değil, parfüm kokusu yayıyoruz. Yolları tıkayanlar araç sürücüleridir, çünkü yollar bu kadar aracı, trafiği kaldırmıyor. Alternatiflere yönelmek gerekiyor, bu neden bisiklet olmasın? Hayalimiz şehrin her tarafına bisikletle güvenli şekilde gidebilmesi. Bisiklet yolu ağı genişledikçe eminim birçok kişi aracını bırakıp, entegre yolculuğu tercih edecektir. Bisiklet+vapur, bisiklet+tramvay, bisiklet+metro gibi. Birçok sürücü şu an yol nezaman açılacak diye bekliyor. Ben de yıllarca arabayla bir noktdanbaşka noktaya gitmeye çalışan biriydim, şimdi daha sağlıklı, daha az gergin hissediyorum kendimi."




