Çeşme Çevre Platformu adına Avukat Şehrazat Mercan

Çeşme Çevre Platformu adına Avukat Şehrazat Mercan

Değerli çevre dostları,

Daha önce bir başka şirket ile başlayan jeotermal  arama-sondaj girişimini, çok sayıda dilekçe ve valiliğe bizzat giderek yaptığımız açıklamalar sayesinde valilik tarafından başlatılmis olan ÇED sürecini durdurmayı  başarmıştık.

O proje Zeytinler köyünden baslayıp Seferihisar'a kadar ulaşan      ve daha geniş bir alanda planlanmıştı.

Şimdi, başka bir sirketin, biraz daha daraltılmış ama  yine Demircili ve Altinköy koylarını da içine alan ve Azmak'a kadar uzanan alanda arama-sondaj  için basvurusu var.

Valilik bu kez  JES Arama Ruhsatı vermiş ve ÇED sürecini başlattığını ilan etmiş durumda.

25 Şubat Pazar günü Yağcılar, Altinköy ve Urla'dan küçük bir grupla toplanıp elimizdeki koordinatlara göre sondaj yapılması planlanan  alana yürüdük.

Altinköy plajının sağ tarafındaki burunda, yolun  biraz ùstünde zeytin delicesi ağaçlarının olduğu  alan çoğunuzun bildiği, bir çok koyu gören   tepede inanılmaz bir manzaraya hakim.

Hukuki durum değerlendirmesinden  sonra Maden mühendisi ve geçmişte MTA ve bir çok başka kurulusta  yönetici olarak da görev yapmış komşumuz bilgilendirme yaptı.

Balçova Termal çalışmalarında da bulunmuş,  Ege ve bu bölgedeki araştırmaları  da bilen  komşumuz, İcmeler'de yıllar önce yapılan sondajda, su sıcaklığı çok düşük olduğu için yatırıma değer bulunmadığını da anlattı.
Ancak 25-30 derece olması muhtemel su için  bir yatırımın verimli olmayacağı görünüyor.
Seralarda kullanım için de arazi zaten uygun değil.

Buna rağmen arazinin kıyı boyunca olması, şirketin turizm ticaret vb alanlarda faaliyet göstermesinden, bu girişimle bir arazi kapatma niyetini düşündürmektedir. 

Doğal sit alanı olarak koruma altında bulunan, bu kadar geniş bir alanın, ilan edilen dışında rant amacıyla kapatılması siz konusu olabilir. 
Onceki valinin durduğu bu girişime şimdi izin verilmesi de anlaşılır değildir.
Bı süreci durdurmak, devlet tarafından korunması gereken alanda yerleşikler, çevreciler olarak sessiz kalmamalıyız.

 Dayanısma,  bilgi ve sureci takiple birlikte eylem de hukuki sürecler dahil eylem de gerekecektir.

İlk aşamada örneğini paylaştığımız dilekçelerin imzalanarak Valiliğe ulastırılması, bir heyet olusturularak Valiyi  ziyareti öngörüyoruz.

ÇED süreci takip edilerek  dava açılması dahil hukuki süreçle ilgili bilgi verilecektir.

Ayrıca yakın çevrede, özellikle Altinköy'e girmeden sağ tarafta kalan zeytinlik arazide 300, 400 metre kare şeklinde oluşturulan parsellerde , yüzlerce  konut planı var. 
Bu planlara karşı açtığımız dava devam ediyor. 
Çünkü üst ölçekli planlarda bu parseller, mahkeme kararıyla “tarım alanı” olarak belirlenmiş, karar altına alınmış durumda.

Zeytinler gençleştirme adı altinda budandi ve belli ki kısa süre araziyi açmak için nakledilecekler.

Korfezimizi balık üreticilerinden, tarım, hayvancılık ve yerleşim  alanlarında RES lerden, doğal koruma alanlarında yapılaşmadan korumak için bugüne kadar bir avuç insanla sürdürdüğümüz mücadeleden biraz daha fazlası gerekiyor, bu asamada.

Bunun için kalabalık ama örgütlü, bilgili ve artık biraz daha baskı yaratmak için her birinizin desteğini esirgemeyeceğini umuyoruz .

Bu mücadele bir dernek olarak AKKOY etrafında olmalı düşüncesindeyiz.

Son sondaj girisimi ile alakalı başta İzmir Valiliğinin, İZKA Ajansı üzerinden yaptırdığı 2022, İzmir İli Jeotermal Potansiyel Araştırma Sahalarına ilişkin Rapor olmak üzere, MTA ve İYTE' nin araştırma raporlarını da edinerek bilgilendirmeye devam edeceğiz.

Bu iletişim kanalının interaktif hale getirilmesi, üyelerin Altinköy ile sınırlı olmadan sayılarının arttırılması, yapılacak başvurular ve eylemlerde katılımın artması çok önemlidir.

Saygı ve iyi dileklerle gorusmek üzere .