Hazır mıyız!
25 Ağustos 1922, gece yarısı; Kocatepe ile Şuhut arasında çadırların kurulduğu vadide sessizlik hâkimdi.
25 Ağustos 1922, gece yarısı; Kocatepe ile Şuhut arasında çadırların kurulduğu vadide sessizlik hâkimdi.
Petrol ve mum fenerleriyle aydınlatılan çadırlı ordugâhın önünden akan küçük derenin şırıltıları, gecenin koyu sessizliğine karışıyordu. Yavaş yavaş hareketlenmeler başlamıştı. Başkumandan Mustafa Kemal, çadırda, henüz bozulmamış portatif karyolasının üzerinden aldığı tabanca kemerini kuşanıyordu. Eldivenleri elindeydi, tıraş olmuştu. Hazırolda bekleyen yaveri Muzaffer Kılıç’a, “Hazır mıyız” dedi. Fevzi ve İsmet paşaların karargâhları da sık ağaçlarla kaplı ve her iki yanı yalçın tepelerle çevrilmiş vadinin içindeydi. Başkumandan ve karargâhı, Kocatepe’ye yöneldi. Öne doğru eğilerek yürüyordu. Atlarla ağır ağır zirveye ulaşıldığında Başkumandanlık forsu Kocatepe’ye dikildi, ordu ve kolordu forsları da onu çevreliyordu. Başkumandan, karanlıkların içine işleyen bakışlarıyla ileriye doğru eğilmişti; kararlılıkla “Allah Türk milletini ve ordusunu koruyacaktır” dediği duyuldu. Vakit gelmişti…
SAFA TEKELİ yazdı



